Re: [Uludag] Ulusal İşletim Sistemi nasıl sabote edilir?

Faruk Karaman farukk at tech-strategy.org
3 Mar 2005 Per 13:09:38 EET


Fevzi Bey,

Polemik olsun diye değil ama biraz tatsız başlayan bir tartışma
okuyanlara katkıda bulunsun diye yazıyorum.

Bu yazıyı yazarken Pardus'u yeniden indirdim. Bir CD'ye yazıp
yükleyeceğim. Yazıdaki eleştiriler daha çok web sitesine ait.
Pardus'u kullandıkça yeni yazılarla tartışmayı geliştirmek isterim.

Burada, btdunyasında ya da kendi gruplarımda.

İşin açıkçası sizin söylediğiniz nedenlerle Linux'dan uzak
durmuştum. Bir anlamda işletim sistemi henüz yeterince oturmuş
değildi. En azından bu kadarını biliyorum.

Şu anda şöyle düşünün. Bir kullanıcı var. Linux'u şöyle böyle
uzaktan biliyor ve artık Linux da kullanmak istiyor. Çünkü
kullandığı yazılımdaki sorunlar o yazılımın kullanım kolaylığını
geride bırakmış.

Çok şiddetle tavsiye edilen bir Linux sitesine giriyor ve
hayal kırıklığı. Ben yine eski bildiğim yöntemle devam edeyim
diyor. Bunu da bir yazıyla bilişim uzmanlarıyla paylaşıyor.
Son kullanıcı ama bilişim alanında bilgili kullanıcı.

Bunu neden yapıyor. Çünkü bu yazılımı üretenleri sarsmak
ve bu konuyu kamuoyuna taşımak istiyor.

Bireysle olarak yazamaz mıydı? Evet ama tam olarak kime
yazacaktı? Diyelim geliştirme ekibine yazdı ama onlar
görsel tasarım, site içeriği vs.den sorumlu olamazlar ki?
Onlar yazılımcı. Kullanıcı arayüzünü onlar taqsarlayamazlar.

Kullanıcı arayüzünü tasarlamak için kullanıcı olmak gerek.
Ama bilgisiz hatta idiot bir kullanıcı gibi bakmak gerek.

Yani sonuçta şunları yapamaz mıydım?
1. Başka Linux sitelerine bakardım
2. Google'dan araştırma yapardım.
3. Linux liste ve forumlarının arşivlerini okurdum.

Yani kendi söküğümü dikebilirdim.

Ancak burada çok önemli nokta şu. Çok iyi bir ürün var.
(Henüz denemedim deneyeceğim ama öyle olduğunu
varsayıyorum çünkü arkada sitede yazılan bir kaç kişinin
ötesinde bir gönüllü ekip olduğu bu gruptan görülüyor)

Evet çok iyi bir ürün var ama tanıtım kötü. Bu klasik
pazarlama problemidir. Ben çok iyi bir ürün üreteyim
kullanıcı nasıl olsa beni bulur. Bu yanlış.

Bu doğru olsaydı çok daha üstün olan OS2 Windows
karşısında pazardan silinmezdi. Ya da Mac OS.

Microsoft en iyi teknik ürünleri ürettiği için pazar lideri ya
da monopol değil. En iyi pazarlama taktiklerini
kullandığı için lider.

Şimdi denebilir ki biz bütün bu pazarlama yöntemlerine
baştan karşıyız ve bu bizim felsefemize aykırı. Fakat
yanlış. Rakibin ne sunuyorsa sen de onun diyelim
yüzde seksenini sunmalısın.

Ama bu profesyonel bir organizasyon gerekir ve gönüllü olarak
olmaz. Bu da doğru. O zaman profesyonel Linux şirketleri
ortaya çıkıyor ve ürünlerine para istemeye başlıyorlar.

Peki bu kötü mü? Niye kötü olsun. Rahatsız olunan şey
tek bir firmanın pazarda monopol olması değil mi?
Karşısında alternatif bir ürün olmasının ve parayla
satılmasının neresi kötü.

Bu listenin üyeleri darılmasınlar ama ağaçlara bakmaktan
ormanı göremiyorlar. Şahsen kendimi bilişim uzmanı
olarak görmüyorum. Bilişimi de, genetiği de içine alan
alanlarda stratejist olmaya çalışıyorum.

Benim Linux'la ilgili detayları bilmem gerekmez. Ancak
Linux'un hangi aşamaya geldiğini bu listedeki çoğu
kişiden daha iyi görüyorum.

Linux gittikçe daha çok Windows gibi oluyor. Windows
da belki Linux gibi olacak.

Yani adamakıllı çalışan bir Linux dağıtımı için de kullanıcı
para ödemek durumunda kalacak. Belki de bunun için
Microsoft Windows fiyatını aşağı çekecek ve ucuz
sürümler çıkaracak. Fiyat ve özellik farkı azalacak.

Pardus nedir? Pardus Linux'un ilk yıllarındaki o heyecanı
yaşatma çabasdır. Dışardan öyle görüyorum. Bu yorum
PArdus'un teknik detayları ile ilgili değildir. İş modeli ile
ilgili.

İş modelleri ile ilgili olarak ise bu listenin geneline göre daha
uzman bir kişiyim.

Şöyle söyleyeyim. Pardus'un teknik tarafı sanırım iyidir. Zaten
o tarafına bir eleştiri getirmedim ki. Hatta kullanmadığımı da
yazdım. Yeni indirdim. Ama iş modeli, pazarlama ve tanıtımı
kötü.

Nedne kötü? Daha kullanıcı denemeden siteden ayrılıyor.
Tek ve kocaman bir dosya konmuş. CD için. Güzel konsun
da örneğin uygulama programları olmadan sade bir
sürüm konamaz mı?

Diyelim ben sadece Internet erişimi istiyorum. İstediğim
diğer programları sonradan ekleyebileyim. Ha şöyleyse
onu bilemem. O programların işletim sistemine entegrasyonu
gerekiyorsa. O zaman da yeterince esnek yazılmamış
olmuyor mu Pardus.

Şahsen bu grupta yararlı olabileceğimi görüyorum.
Çok ilginç ama benim tarzımda bir iş geliştirme uzmanı
yok buranın. Ya da varsa da henüz tanışamadık.

Yazılımcılar ve teknik donanımlı kişiler iyi niyetle
bir araya gelmişler ama işin işletme, finans, pazarlama,
iş geliştirme tarafını ihmal etmişler. Böyle bir ihtiyaç
hissetmemişler belki de.

İşte size Pardus'u pazarlama önerileri:
1. Bir bilişim dergisi ile ücretsiz Pardus CD'si
dağıtmak,
2. Pardus sürümünü bilişimle ilgili sitelerden istekli
olanlara indrime amaçlı dağıtmak,
3. Son kullanıcıya yönelik olarak CD ve basit bir kullanım
kılavuzunu 5-10 YTL fiyatla satmak,
4. Fuarlarda, Carefour, Real gibi alışveriş merkezlerinde
bu CD'lerin bulunmasını sağlamak.

Yani ösetle, kullanıcı ürünü kullanmak istiyor. Ama ürünü
elde edemiyor. Bu reklam ve pazarlama anlamında
çok büyük bir hatadır. Hatta yapılabilecek en büyük
hata budur.

Bir ürün marketlerde dükkanlarda yerini almadan
tanıtıma çıkılırsa kullanıcı o ürünü bulamaz ve rakip
ürünü alır.

Bu konuda yüzlerce örnek verilebilir. Örneğin Cola
Turca ilk çıktığında talebe yetişilemeyince Coca Cola'nın
satışları daha fazla arttı.Yine Doritos reklamı üzerine ürün
kalmayınca reklam geri çekildi.

Herkes her konuda uzman olamaz. Ben şahsen
Linux uzmanı olmayı hedeflemiyorum. Ama bir
bilgisayarımda da Linux yüklü olsun istiyorum.
Bu aslında Linux'un belli bir aşamaya geldiğini de
ispatlıyor. Çünkü kolay kolay alıştığım bir ürünü
değiştirebilen birisi değilimdir.

İşte olay burada düğümleniyor. Rakip ürünü bırakıp
sizin ürününüze geçmenin kullanıcı için bir maliyeti
vardır. Bu maliyeti ne kadar azaltırsanız bu geçiş
o kadar kolaylaşır ve ürününüz o kadar pazar
payı kazanır.

Örneğin Avea reklamında ne diyor? Numaranız
değişmeyecek. Niye çünkü inmsanlar telefon numaralarını
değiştirmek istemezler. Rakip operatör çok dah ucuz
olsa da.

Linux'a ve Pardus'a dönersek. Bence yapılacak ilk
iş bu proejenin şirket haline dönüşmesi ve kar ve
zarar eden bir yapıya bürünmesidir.

Sitede iş modelleri arayışından söz ediliyor. İşte yukarıda
yazdım. 10 YTL'ye satın CD'yi. Bir çok insan indrime
zahmetine katlanmayacaktır.

Bir de e-ticaret sitelerinde satışa çıkarın. Başka ürünlerle
birlikte kampanya yapın.

Ama bunların hepsi profesyonelce yönetilecek ve uzman
istihdam etmeyi gerektirecek konular.

Devlet size sermaye versin ama işinize karışmasın.
Bir şirket olarak ortaya çıksın bu oluşum ve kazandığı
gelirle de ürününü sürekli geliştirsin.

Yani başka türlü nasıl olabilir ki?

Linux gibi hareketler bir süre sonra mecburen kurumsallaşmak
zorundalar. Aynı şey Unix'te de Java da da yaşandı. Onlar
da ticarileştiler. Linux da öyle olacak.

Ticarileşmeye soğuk baktığını anladığım Pardus için de
çözüm bu.

Hem ben başkasının emeğini neden parasız kullanayım.
Rahatsız olurum yani. Küçük de olsa para vermek isterim.

Benim Microsoft'a eleştirim daha farklı:
1. Ürünleri gereksiz yere pahalı, ülke gerçekleriyle uyuşmuyor,
2. Piyasadaki tek şirtket olmak istiyor,
3. Kullanıcıya hareket alanı bırakmıyor,

Bunları siz benden daha iyi biliyorsunuz. Ama Microsoft
ürününe para verilmesin demiyorum. Bence olması gereken
Windows yanında piyada bir kaç ürünün daha bulunması
ve fiyatların aşağı çekilmesi sıfır olması değil.

Her neyse, uzun yazdım kusura bakmayın.

Şahsen bu konuda katkıda bulunmaya çalışırım.
Ama teknik tarafta zor. Hatta bakmayın web tasarımı
alanında da zor.

İşe yarayacağım alan iş geliştirme alanı. O konudaki
düşüncelerimi de bu şekilde açmış oluyorum zaten.

Sanıyorum bu şekilde ortak bir noktaya ulaşmaya
başlayacağız. Biraz yıpratıcı oluyor ama ne yapalım.

Sorun şu: Farklı dilden konuşuyoruz. Uzmanlıklarımız
farklı. Ama farklı uzmanlıklar düşünce zenginliğini de
beraberinde getirir.

Bu topluluk daha önce içine kapalı bir topluluktu.
Ulusal bir işletim sistemi için yola çıktı. Çok güzel
bir hedef. Bu proje başarılırsa daha ötesi de gelir.
Ama işte artık aranıza sizin gibi düşünmeyenler de
giriyor.

Çünkü hedef büyüttünüz. O zaman da muhatap
olduğunuz kişiler ve kesimler genişledi.

Özetle, işin pazarlaması eksik. Oranın telafi edilmesi
gerek. Bugünden yarına olsun demiyorum. Önemli
olan böyle bir eksik olduğunu kabul etmek. Sonrası
kolay zaten.

Bu ülkede her konuda yeterince uzman var. Aralarında
gönüllü olarak bu projeye destek olmak isteyenler de
olacaktır.

Yeter ki sadece yazılımcılarla ve teknik uzmanlarla
bu işin götürülemeyeceği anlaşılsın.

Uzun yazdığım için özür diliyorum ama aynı dilden
konuşabilmemiz için bu gerekliydi. Yani temel
pazarlama ve iş idaresi bilgisini de bu mesajda
sunmam gerekti.

Faruk Karaman

----- Original Message ----- 
From: "Fevzi Gungor" <fevzigsubs at febau.com>
To: <uludag at uludag.org.tr>
Sent: Thursday, March 03, 2005 12:05 PM
Subject: RE: [Uludag] Ulusal İşletim Sistemi nasıl sabote edilir?


Faruk Bey selamlar,

Kurucusu olduğunuz birçok gruba üyeyim ve yazılarınızı da fırsat buldukça
takip ediyorum. Linuxun genel olarak kullanıcı dostu olmasıyla ilgili bir
sorun var. Zaten öyle olmasa şu anda bu tartışmayı yapmıyor olurduk, çünkü
herkes Linux kullanırdı. Bu durum özellikle sürücü yükleme veya arayüz gibi
konularda ortaya çıkıyor. Arayüz problemi yeni yeni çözüldü gibi, gerek
ubuntu gerek pardus bu konuda çoooook başarılı dağıtımlar. Sürücü konusunda
da inanılmaz yol katedildi (sürücüler konusunda çekirdeğin yeniden
derlenmesi noktasındaki açık kaynak zorunluluğunu unutmamak gerek)

Ancak sonuçta bu ulusal bir dağıtım. Bu noktada herkesin desteğine ihtiyaç
var. Türkiye bu konuda geri dönülmez noktayı aşmış falan da değil. Viyana
kendi sürümüyle çıktı, kimse neden şimdi demedi.

Ne konuda katkı sunabilirseniz eminim ki PARDUS topluluğu kapıları ardına
kadar açacaktır.

Siz sonuçta yazarsınız. Sizin yazılarınızı eleştirmek kimseye düşmez. Ayrıca
yazının kaldırılmasına da karşıyım. Ancak size eleştirim keşke bir kez dahi
olsa kullandıktan sonra yazsaydınız. Sizin gibi birisine kullanmadığı bir
yazılım hakkında yorum yazmayı yakıştıramıyorum. HAMAM filmi hakkında görüş
açıklayan tellaklar topluluğuna benziyor bu durum. " Siz filmi izlediniz
mi?" , "Hayır ama kesin kötü bişeyler vardır "demişti o şahıs ta
televizyonda 1 saatlik tartışmanın sonunda. Sadece web sitesinden yola
çıkarak bir dağıtım hakkında fikir belirtmek bilişim alanında otorite olmaya
aday birisine göre bir davranış değil.

Fevzi






Uludag hakkında daha fazla bilgi için